Darağacında 3 Armut…

Kendisini idama götüren süreçte yaşananlar ise şöyleydi

Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’ın da aralarında bulunduğu 26 sanıklı THKO-1 davası 16 Temmuz 1971’de Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi”nde başladı, iki ay 23 gün sonra 18 kişinin idam kararı çıktı.

Gezmiş, Aslan ve İnan Askeri Yargıtay, Meclis onaması, Anayasa Mahkemesi başvurusu dâhil 9 ay 19 gün sonra idam edildiler. Tuğgeneral Ali Elverdi’nin başkanlık ettiği mahkeme heyetinde Hâkim Albay Ahmet Tetik ve Hâkim Yarbay Mehmet Turhan bulunuyordu, savcı ise Albay Baki Tuğ idi.

Sıkıyönetim mahkemeleri ve müdahale

Sıkıyönetim Mahkemelerinde mahkeme askeri yargıçlardan oluşuyordu, mahkeme heyetinin başkanı da hukukçu olmayan askerdi. Mahkeme heyetleri atamayla oluşuyordu.

Sıkıyönetim askeri mahkemeleri kuruluşu yürürlükteki 1961 Anayasasının yargı bağımsızlığıyla ilgili 132. maddesine aykırıydı. 12 Mart 1971 askeri darbesi sonrası kurulan bu ilk Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargı sürecine müdahale başladı, dönemin sıkıyönetim mahkemelerindeki bütün davalarda da sürdü.

Askeri Yargıtay’dan Genel Kurmay’a mektup

THKO 1 davasında Askeri Yargıtay, Genel Kurmay Başkanlığı”na bir yazı yazarak sanıklara “anayasal düzeni bozmak” suçundan dönemin ceza yasasının 146. maddesi gereğince idam cezası uygulanması gerektiğini bildirdi, sıkıyönetim komutanlıklarına ve askeri savcılıklara bu yolda emir verilmesini istedi.

Yargılandıkları eylemler

Gezmiş, İnan ve Aslan 29 Aralık 1970’de Dev Genç üyelerinden İlker Mansuroğlu’nun öldürülmesi üzerine Kavaklıdere Polis Noktası”nın kurşunlanması, 11 Ocak 1971’de Türkiye İş Bankası Ankara Emek Şubesi soygunuyla, ABD asker tesislerinden, önce bir ABD”li, sonra dört ABD”li er ve çavuşun kaçırılması gibi eylemlerden yargılandı.

Suç

Türk Ceza Kanunu madde 146: Anayasal düzeni ortadan kaldırmak.

Savunma

Avukatlara 26 sanığın savunması için verilen süre 15 gündü. THKO 1 davasında sanıkları 11 kişilik avukat grubu savundu.

18 sanık için idam

“Anayasal düzeni ortadan kaldırmak” iddiasıyla 18 sanık idama mahkûm edildi.  Askeri Yargıtay Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan dışındaki sanıklar hakkındaki kararı bozdu.

Ankara 1 nolu Sıkıyönetim Mahkemesi ilk kararında direnince dosya yeniden Askeri Yargıtay’a gitti. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nda Gezmiş, İnan ve Aslan’ın ölüm cezaları kesinleşti, Ahmet Erdoğan, Metin Güngörmüş, Mustafa Yalçıner, Hacı Tonak ömür boyu hapis cezasına mahkûm oldu. Atilla Keskin, Ercan Öztürk, Cengiz Baltacı, Mustafa Çubuk, Metin Yıldırımtürk, Recep Sakın, Mehmet Asal, Osman Arkış, Semih Orcan ve Mehmet Nakiboğlu 15er yıl hapse mahkûm oldular.

Askeri Yargıtay’da iki muhalefet şerhi

THKO 1 davasının Askeri Yargıtay aşamasında iki üye idamlara karşı çıktı.  Hâkim Tümgeneral Kemal Gökçen ve hâkim Albay Nahit Saçlıoğlu, karşı oy yazılarında kararların hukuk dışılığını açıklandı.

Üç idamı Meclis onadı

İdam cezalarının infazı için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayı gerekiyordu. Millet Meclisi 11 Mart 1972 günü 53 ret, 6 çekimser, 238 kabul oyuyla Gezmiş, İnan ve Aslan’ın idam kararlarını onadı. Kararlar, 17 Mart 1972 günü de Cumhuriyet Senatosu’ndan geçti.

İdama karşı oy kullananlar bağımsız milletvekili Mehmet Ali Aybar ile,  İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Muammer Erten, Necdet Uğur gibi isimlerin aralarında bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleriydi.

Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, İsmet Sezgin, Nahit Menteşe, Hasan Korkmazcan, Oğuz Aygün, Necmettin Cevheri, Zeki Çelikel gibi isimlerin başı çektiği “idam oyları” Meclisteki sağ partilerden geldi.

CHP”nin Anayasa Mahkemesi”ne itirazı

CHP, TBMM”nin bu onama kararının usul ve esas yönlerinden iptali için dokuz sayfalık bir dilekçeyle Anayasa Mahkemesi”ne başvurdu ve yürütmenin durdurulmasını talep etti. Mahkeme, Meclisin idamları onama kararını usul yönünden iptal etti, iptal kararı üzerine yeniden toplanan meclis oy çokluğuyla idam kararlarını yeniden onayladı.

Anayasa Mahkemesi başvuruyu usul yönünden bozdu, esas yönünden incelenmeye gerek görmedi. CHP’nin esas yönünden kararın incelenmesini sağlamak için yeniden Anayasa Mahkemesi’ne başvurması gerekiyordu ancak her nedense bu yola gitmedi. Bu durum karşısında Cumhuriyet Senatosu’nun Anayasa Mahkemesi’ne dava açması yoluna gidildi. Ancak Cumhuriyet Senatosu üyelerinin vereceği dilekçe için yeterli imza toplanamayınca Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas yönünden inceleme yolu kapandı. İdam kararlarının kesinleşmesi kamuoyunda tepkiyle karşılandı. 6 Mayıs 1971 gününe dek idam cezalarının iptal edilmesi için, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu’nda kararların onanmaması için protestolar yapıldı.

Sayfalar: 1 2 3 4 5

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir